|
Müslümanlar bugün ağıt yakılacak bir haldedir. Zira İslâm ülkeleri içinden Allah'ın cennetle müjdelediği Hz. Peygamber’in ashabına dil uzatan gazetecilerin çıkması akıl kârı değil. Sahabeye iftiralar atan bu iftiracılara karşı Müslümanlar nasıl sessiz kalır? Bu iftiracılar kendilerini liberal diye adlandırıyorlar. Niçin bu kimseler, cezalarını çekmeleri ve dört bir yandaki liberal suçlulara ibret olması için yargılanmıyor? O yüce sahabeleri nasıl olur da İslâm'da en kötü şahsiyetler olarak niteleyebilirler?! Bu çağda Müslümanlara düşen, Filistin'in kurtuluşu, İslâm'a hikmetle ve güzel öğütle davet etmek ve İslâm'ı savunmak için dayanışma içine girmeleri ve saflarını birleştirmeleridir. Zira İslâm, farklı alanlarda İslâm düşmanları tarafından saldırıya maruz kalmaktadır. Ortada, İslâm'ı terörle ve hükümlerindeki aşırılıkla suçlayanlar var. İslâm düşmanları arasında bazı kimseler Danimarka'da yapılan karikatürler, resimler, filmler ve İslâm'ın imajını lekelemeyi hedef alan Papa’nın açıklamaları gibi Hz. Peygamber’i karalamaya kalkışmaktadırlar. Bütün bunlar geri adım atmayı ve teslimiyeti değil, İslâmi çalışmayı gerekli görmektedir.
LİBERALLER, SİYONİSTLERİN UŞAĞI Arap dünyasındaki bu liberaller Filistin'i kaybettirdiler ve Siyonizm'e teslim ettiler. Arapların ve Müslümanların Filistin'in kurtuluşu için cihad etmesini istemediklerinden Kur'an'ı şiddeti teşvik etmekle nitelediklerini görürsünüz. Bu kimseler Müslümanları Bolşevik olarak tanımlayan ve Haçlı savaşı çağrısı yapanların uşaklarıdır. Şimdi Müslümanlara karşı Haçlı savaşına girmiş durumdalar ve Filistin'in Gazze ve Batı Yaka'sındaki katliamlar ve evlerin yıkılması Araplara ve Müslümanlara yönelik Haçlı ve Siyonist savaşın ta kendisidir. İsrail bu savaşa direkt girmekte, ABD ve diğer Batılı ülkeler de desteklemektedir.
MÜSLÜMANLAR HAMAS'I DESTEKLEMELİ Araplara ve Müslümanlara düşen; Hamas ve İslâmi Cihad liderliğinde hareket etmeleridir. Böylelikle İslâm'ın kendilerine farz kıldığını yerine getirmiş olurlar. Yüce Allah şöyle buyuruyor: "(Bedir'de) karşı karşıya gelen şu iki grubun halinde sizin için büyük bir ibret vardır. Biri Allah yolunda çarpışan bir grup, diğeri ise bunları apaçık kendilerinin iki misli gören kâfir bir grup. Allah dilediğini yardımı ile destekler. Elbette bunda basiret sahipleri için büyük bir ibret vardır." (Âl-i İmran, 13) Aynı sûrenin 125 ve 126. ayetlerinde de Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Evet, siz sabır gösterir ve Allah'tan sakınırsanız, onlar (düşmanlarınız) hemen şu an üzerinize gelseler, Rabbiniz, nişanlı beş bin melekle sizi takviye eder. Allah bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bu sayede rahatlasın diye yaptı. Zafer, yalnızca mutlak güç ve hikmet sahibi Allah katındadır."
Cihad, kadınları ve çocukları öldüren Siyonistlerin ve Haçlıların fiillerine maruz kalan Filistinlilerden zulmün kaldırılması için şerî bir araçtır. "Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! (İnkâra) son verirlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını çok iyi görür." (Enfal, 39) Zira Yahudilerin öldürme, suikast, yıkım ve tutuklama eylemleri, güç kullanımını ve yılgınlık göstermemeyi gerekli görmektedir.
BEYTİ HANUN'UN KADINLARINA SELAM OLSUN Burada, direnişin adamlarını kurtarmak için harekete geçerek ve "Mü'min kadınlar ve erkekler birbirilerinin dostudur. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar" şeklindeki silahlarıyla düşmanın karşısına çıkarak onurlu mücahide imanlı kadınlar olduklarını ispatlayan Filistinli kadınları selamlamalıyız.
Ortada, Müslümanların iman silahı yanında savaştıkları silahlar da var. Şayet Araplar ve Müslümanlar tek vücut olup Filistin'de Siyonistlerle savaşırlarsa Allah onlara zaferi verir.
"Allah size yardım ederse, artık size üstün gelecek hiç kimse yoktur. Eğer sizi bırakıverirse, ondan sonra size kim yardım eder? Mü'minler ancak Allah'a güvenip dayanmalıdırlar." (Âl-i İmran, 160)
(Katar'da yayımlanan El Şark gazetesi, 9 Kasım 2006) Arapça'dan çeviri: Halil Çelik
|